Toprak Medeniyeti
0 | | | 05-12-2018

Sadettin DEDE

Topluca, birlikte, beraberce, sevgi, dostluk ve kardeşlik içinde yaşama becerisini, kalpleri kalplerle buluşturup,kalpleri Allah aşkının ateşiyle tutuşturma serüveninin adıdır aslında toprak medeniyeti.

Toprağa verilmiş ol emrine, toprağın boyun eğişi ete ve kemiğe bürünerek, insan denen en güzel surette yaratılmış bir varlığa dönüşün(1) ve o varlıktan tekamül ederek çoğalan insanlığın (2) güzel suretini koruyarak, beşeri münasebetlerini sevgiyle örmüş bir hayat anlayışının adıdır aslında ‘toprak medeniyeti’.

            …

Hakikat ararsan açık bir nokta
Allah kula yakın kul da Allah'a
Hakkın gizli hazinesi toprakta
Benim sâdık yârim kara topraktır.

Sadık yari toprak bilen, gizli hazineyi toprakta gören, hakikatin arandığı noktayı da Allah’a yakınlıkta bulan, dost diye sarılmaya değer insanların toprak medeniyetinin kucağında yetişen insanlar olduğunun ne güzel ifadesidir Aşık Veysel’in sözleri.

İnsanca bir yaşamı inşa etmek için beyhude dolanıp boşa yorulmadan, güzel gibi gösterilen hayat biçimlerine bağlanıp boğulmadan, insanlığın her türlü ihtiyacını bulabileceği medeniyetin adıdır ‘toprak medeniyeti’.

 Ekmek veren su veren Adem’den bu deme insanlığı getiren, kendine eziyet edene bile gül veren medeniyetin adıdır ‘toprak medeniyeti’.

Dileklerimizi Allahtan almak için cömertlik bahşedilen topraktan kopmadan,  her türlü dertlerimize derman, yaralarımıza merhem olan medeniyetin adıdır toprak medeniyeti.

Geldikten sonra dönülen, gelinen noktayla dönülen noktanın arasının ise sevgi, şefkat ve merhametle, hayırlı ve güzel amellerle doldurulması gerektiğinin izahı, giderken dolu dolu giden insanların aslında doldurduklarının da geride bıraktıklarına yaran olması için de geride bıraktıkları nice güzelliklerin hayat pazarına gelenlerce satın alındığı bir medeniyetin mirasıdır toprak medeniyeti.

Ayrı kaldığımız, koparıldığımız bu medeniyeti yeniden inşa etmek zorundayız. Allahın en güzel surette yarattığı insanın Allahın lutfettiği nimetler içerisinde en güzel hayatı inşa etmesi bu medeniyetin ihyasına bağlıdır.

Topraktan yaratılan ve meleklerin secdeyle emrolunduğu Adem’in, neslinin ateşin krallığına teslim edilmemesi için, bu medeniyeti inşa etmek zorundayız. Evlatlarımızı önlerinden, arkalarından, sağ taraflarından ve sol taraflarından yaklaşarak ifsat etmeye, dos doğru yoldan çıkarmaya çalışacak olan ateşin krallığının şövalyelerine teslim edilmemesi için çaba sarf etmek zorundayız. Yoksa ki varılacak yer hepimizin acı ve ızdırap duyacağı yer olacaktır

1-“Allah Âdem’i topraktan yarattı, sonra ona “ol” dedi, o da hemen oluverdi.” (Âl-i İmran, 59)

 “Allah yarattığı her şeyi en güzel şekilde yaratmış ve insanı yaratmaya da çamurdan başlamıştır.” (Secde, 7)

2-  “Şüphesiz Biz onları (Âdem ve neslini) yapışkan bir çamurdan yarattık.” (Saffât, 11)

  “Andolsun Biz insanı, (havada) kurumuş bir çamurdan, şekillenmiş bir balçıktan yarattık.” (Hicr, 26)

 “Allah insanı, ateşte pişmiş çamura benzeyen bir balçıktan yarattı.” (Rahmân, 14)

 “Sonra o nutfeyi, bir aleka (yapışkan ve döllenmiş yumurta) yaptık. Peşinden, o alekayı bir mudğa (bir çiğnem et) hâline getirdik; ardından bu bir çiğnem eti, kemiklere (iskelete) çevirdik; bu kemikleri etle kapladık. Sonra onu başka bir yaratışla (insan olarak) meydana getirdik. İşte yaratanların en güzeli olan Allah pek yücedir.” (Mü’minûn,14)

“Kime uzun bir ömür verirsek, biz onun gelişmesini tersine çeviririz (gücünü azaltırız). (Sonunda o, zayıf ve ihtiyar bir hâle gelir). Hiç düşünmüyorlar mı?“ (Yâsîn, 68)

“Sizi güçsüz yaratan, sonra güçsüzlüğünüzün ardından kuvvet veren ve sonra kuvvetin ardından da yine bir güçsüzlük ve ihtiyarlık veren Allah’tır. O, ne dilerse yaratır. O, hakkıyla bilendir, her şeye kâdirdir.” (Rûm, 54)

“Sizi ondan (topraktan) yarattık, yine sizi oraya döndüreceğiz ve bir kez daha sizi ondan çıkaracağız!..” (Tâhâ, 55)

Top