Yazı
Yazar : Selim Dervişoğlu
2026-01-31 14:07:57
Görüntülenme
GENÇLİK VE GELECEK
Selim Dervişoğlu
GENÇLİK VE GELECEK
Selim Dervişoğlu

GENÇLİK VE GELECEK
Günümüz dünyasında, özellikle teknoloj TVi ve medya araçlarının hızla yayıldığı bir dönemde, toplumsal değerler, aile yapıları ve bireylerin sosyal kimlikleri ciddi bir dönüşüm geçirmektedir. Bu dönüşüm, son yıllarda özellikle gençler arasında daha belirgin bir şekilde ortaya çıkmıştır. Toplumun geleneksel yapılarının yavaşça çözülmesi, sosyal medya ve internet gibi araçlarla desteklenen hedonist bir yaşam anlayışının yükselmesiyle birlikte, aile, din, ahlak ve kültür gibi kavramların önemi giderek azalmaktadır. Bu makalede, günümüz gençliği için giderek daha belirgin hale gelen bu tehditler ve bu tehditlerin toplumsal yapılar üzerindeki etkileri ele alınacaktır.
1. Hedonizm ve Eğlence Kültürünün Yükselişi
Günümüz gençliği, toplumsal baskılardan ve geleneksel değerlerden bağımsız bir yaşam biçimi arayışı içindedir. Özellikle sosyal medya ve dijital platformlar üzerinden yayılan hedonist düşünceler, gençlerin yaşam biçimlerini şekillendiren ana etkenlerden biridir. Eğlence, zevk ve haz peşinde koşan bir kültür, gittikçe yayılmakta ve gençlerin toplumsal değerleri göz ardı etmelerine yol açmaktadır. Bunun en açık göstergesi, bireylerin sadece "günü yaşama" anlayışına sahip olmaları, uzun vadeli sorumluluklardan ve geçmişten gelen kültürel bağlardan uzaklaşmalarıdır. Bu süreç, çoğu zaman bir tür özenti ve hızlı sosyal yükselme arayışı şeklinde kendini gösterir. Gençler, sosyal medyada hızla yayılan "popüler" yaşam biçimlerini model alır ve bu yaşam biçimlerinin toplumsal kabul görmesi, diğer bireylerin de aynı yolu takip etmelerine sebep olur.
2. Toplumsal Değerlerin Yıkılması ve Dejenere Olma Süreci
Hedonist kültürün yükselmesi, toplumda daha önce var olan değerlerin zamanla zayıflamasına, hatta tamamen ortadan kalkmasına yol açmaktadır. Aile bağları zayıflamakta, dini ve ahlaki değerler ikinci plana atılmakta, kültürel mirasa duyulan saygı azalmakta, medeniyetin temel taşları olan düşünsel disiplinler çökmektedir. Bu durum, yalnızca bireysel yaşam biçimlerinin değil, toplumsal yapının da ciddi şekilde etkilenmesine yol açmaktadır. Gençlerin, kendilerini yalnızca "birey" olarak görmek yerine, daha fazla eğlence ve haz arayışında olmaları, onları toplumsal sorumluluklardan uzaklaştırmakta ve toplumun bütününe yönelik bir tehdit oluşturur. Bu kültürel erozyon, sadece bireyleri değil, aynı zamanda ülkelerin genel gelişim süreçlerini de riske atmaktadır.
3. Sosyal Medya ve Dijital Dünyanın Rolü
Sosyal medya, gençler arasında hedonist kültürün en hızlı yayıldığı ve pekiştirildiği araçtır. Burada, bireylerin bir araya gelmesi, benzer yaşam biçimlerini paylaşması ve birbirini taklit etmesi çok kolaydır. Bu, bir tür “kartopu etkisi” yaratmakta ve hızla büyüyen bir sosyal çevre ile desteklenen yaşam biçimi, zamanla bir toplumsal norm halini almaktadır. Gençler, sosyal medya platformlarında paylaşılan eğlence odaklı içeriklere, influencer’ların yaşam tarzlarına, tüketim kültürüne dayalı içeriklere büyük bir ilgi göstermekte ve bu durum, toplumsal değerlerin aşındırılmasında önemli bir rol oynamaktadır. İnternetin ve sosyal medyanın etkisiyle oluşturulan bu hızlı kültürel dönüşüm, toplumun daha dar gelirli kesimlerine de sirayet etmekte ve nihayetinde kitlesel bir özenti dalgasına dönüşmektedir.
4. Muhafazakar Toplumlarda Hedonizmin Yayılması
Bu hedonist kültürün etkisi yalnızca modern toplumlarla sınırlı değildir. Aksine, muhafazakar toplumlar, bu kültürün etkisi altında daha hızlı ve derin bir dönüşüm geçirmektedir. Toplumsal baskılardan ve geleneksel değerlerden uzaklaşan bireyler, bu yeni akımların etkisiyle daha kolay şekilde şekillenmektedir. Özellikle muhafazakar ailelerin çocukları, toplumsal normlara karşı duyduğu baskı ve öfkeyle bu kültüre daha eğilimli hale gelebilmektedir. Bu durum, toplumun sosyal yapısını tehdit etmekte ve toplumun geleceği adına önemli bir risk oluşturmaktadır. Örneğin, İran’daki sokak hareketleri, bu kültürel dönüşümün ne kadar derinlemesine işlediğinin bir örneği olarak görülebilir. Aynı şekilde, Türkiye'deki Gezi olayları da, toplumsal değerler ve sosyal normların sarsıldığı bir dönemde bu tür bir kültürel patlamanın yaşanabileceğinin göstergesidir.
5. Toplumsal Riskler ve Çözüm Önerileri
Toplumların kültürel değerlerini kaybetmesi ve hedonizmin yayılması, ülkeler için uzun vadede büyük tehlikeler doğurabilir. Bireylerin ve toplulukların kendilerini bilinçli bir şekilde sorumlu, değerlerine sahip çıkan bireyler olarak yetiştirmeleri zorlaşabilir. Bu durum, toplumsal bağları zayıflatacak, bireyleri yalnızlaştıracak ve toplumsal huzuru bozacaktır. Bu kültürel tehditlere karşı toplumların güçlü bir sosyal altyapı geliştirmeleri gerekmektedir. Sosyal medya ve dijital dünya, bireylerin psikolojisini ve toplumsal ilişkilerini etkileyen güçlü araçlar haline gelmiştir; bu nedenle bu araçların etkili ve sağlıklı kullanımına yönelik politikalar geliştirilmelidir.
Toplumun geleceği adına, hedonist akımların önüne geçilmesi ve toplumsal değerlerin yeniden güçlendirilmesi için sosyologlar, psikologlar ve kültür uzmanları tarafından derinlemesine çalışmalar yapılmalıdır. Sadece yüzeysel çözümler ve palyatif tedbirler, toplumsal yapıyı kurtaramaz. Bu noktada, gençlerin eğitimi ve bilinçlendirilmesi büyük önem taşımaktadır. Ailelerin ve eğitim sistemlerinin, gençleri değerler üzerine düşünmeye, toplumsal sorumluluklarını yerine getirmeye ve bilinçli bireyler olarak yetiştirmeye yönelik stratejiler geliştirmeleri gerekmektedir.
Sonuç
Günümüz toplumlarında, hedonizmin yükselişi ve geleneksel değerlerin aşındırılması, önemli bir toplumsal sorunu teşkil etmektedir. Bu sorunun çözülmesi, sadece bireysel çabalarla mümkün değildir; toplumun bütün kesimlerinin, özellikle gençlerin eğitimi, bilinçlendirilmesi ve doğru değerlerle donatılması gerekmektedir. Hedonizmin önlenmesi için, güçlü bir toplumsal direnç geliştirilmesi ve bu konuda derinlemesine düşünülmesi gereken yeni stratejilerin oluşturulması gerekmektedir. Bu, uzun vadede toplumsal huzuru ve sürdürülebilir gelişmeyi sağlamak adına kritik bir adımdır.

MEMUR-SEN
KONFEDERASYONU
EĞİTİMCİLER BİRLİĞİ
SENDİKASI
Zübeyde Hanım Mahallesi Sebze Bahçeleri Caddesi No:86
Altındağ - Ankara / TÜRKİYE
Tel : 0.312 231 23 06 Faks : 0.312 230 65 28
ebs@ebs.org.tr
Copyright © Eğitim Bir Sen